Yurtdışındaki İlk Haftanız

Her zaman yurtdışında eğitim almanın ne kadar mükemmel bir şey olduğundan bahsediyoruz… Kazandıracakları şüphesiz çok fazla, ama zor yanları da yok değil. Uzun süredir yurtdışına gönderdiğimiz öğrencilerimizden edindiğimiz tecrübelere göre, özellikle de yurtdışındaki ilk haftanızın zor geçme ihtimali yüksek. Adaptasyonu sağlamak her zaman çok kolay olmayabilir. Hatta şu sorular döner durur kafada…  

  • Benim burada ne işim var?
  • Sanırım çok yalnız kalıcam!
  • Ailemi özledim!
  • Sevgilimi özledim!
  • Herkes Bodrum’da tatil yaparken ben burda naaapıyorum?
  • Yumurtasız kahvaltı mı olur?
  • Evimdeki sıcak yatağım, ben seni nasıl bıraktım!?

Genelde kimse bunu yüksek sesle dile getirmiyor, ama bu cümlelerin sessizce söylendiğini duyuyoruz 🙂  ve bu o kadar normal ki! Gitmeden öğrencilerimizi ne kadar bu konuda uyarsak da, olacağı varsa oluyor. Hatta en çok da “ben alışkınım, biliyorum, sorun yok” diyenlerde 🙂

İster dil eğitimine gidin ister üniversite… 18 yaş altındaki öğrencilerin lise değişim ve yaz okulu programlarından bahsetmiyorum kesinlikle, onların uyum süreci bambaşka… Burada konu yetişkin bireyler olarak bu sorunları yaşıyor olmamız ve bunun kesinlikle ÇOK NORMAL OLMASI…

İlk hafta adaptasyonunu sağlamak, ilk uyum sıkıntılarından kurtulmak, kafamızdaki soru işaretlerini hızla giderip, en kısa zamanda kendimizi yeni ülkemize, hayatımıza ve eğitimimize adapte etmek için bazı fikirlerimiz var!

Aşağıda size YURT DIŞINDAKİ İLK HAFTANIZ İÇİN 7 TAVSİYEMİZ VAR! Bunlara ekleme yapmak isteyen olursa çok mutlu oluruz! Çünkü unutmayalım ki, aslında en iyisini YAŞAYAN BİLİR!

1. EĞİTİMİNİZİN BAŞLAYACAĞI TARİHTEN MAKSİMUM 2 GÜN ÖNCE ORADA OLUN

Birçok öğrenci okulunun ya da oryantasyonunun başlayacağı tarihten en az 1 hafta kadar önce gidip, eğitim başlamadan çevreye, yeni saate, yeni kültüre biraz alışmak istiyor. Bu her durumda doğru değil. Çünkü ne kadar erken giderseniz, o kadar yalnız kalıyorsunuz. Eğer orada sizi bekleyen bir arkadaşınız yoksa, eğitiminiz başlamadan 1 ya da 2 gün önce gidin ki, bir an önce okul ortamına girip yalnız olmadığınızı, sizin gibi birçok öğrenci olduğunu, neredeyse herkesin sizinle aynı durumda olduğunu görün. Hayatın içine ne kadar çabuk karışırsanız, alışmanız da o kadar kolay olur. Ama ne yapacağınızı bilmediğiniz ve henüz kimseyi tanımadığınız bir yerde ne kadar uzun boş kalırsanız, o kadar strese girebilirsiniz.

2. ÇEKİNMEYİN, BİR AN ÖNCE ARKADAŞ EDİNİN!

Öğrencilerin yurtdışında edindikleri arkadaşları Türkiye’deki kankalarıyla aynı olmuyor şüphesiz! Mükemmel uyumu beklemeyin ve de hep karşınızdan beklemeyin. Çekinmeyin, ilk günden insanlarla sohbete girmeye çalışın, sizden çok alakasız bile olsa arkadaş olun. Zaten zamanla, gerçek hayatımızda olduğu gibi, etrafınızdaki insanlar elenecek ve kafanıza en uygun olanlar eğitiminizin sonuna kadar kanka görevini üstlenecek. Ama doğru insanları bulmak için ne kadar çok kişiyle tanışırsanız o kadar iyi olacaktır! Arkadaş demek dost demek, küçük bir adada yalnız bile kalsanız alışabilirsiniz, eğlenirsiniz, uyum sağlarsınız demek!!!

3. BEKLENTİLERİNİZİ ABARTMAYIN, PANİK YAPMAYIN

Eğer gitmeden kafanızda sadece pembe bulutlar yer alıyorsa, bir zahmet onları bir dağıtın. Unutmayın, hayatımızın her anında beklentiler üzer J Ne kadar azını beklersek, bulduğumuzdan o kadar fazla memnun kalırız. Tabii ki amacımız her şeyin sizin için mükemmel olması, ama aksilikler olabilir. Çünkü yurtdışındaki de bir HAYAT. Ve hayatta her zaman her şey olabilir. Valiziniz havaalanında kaybolursa bunu dert etmeyin, sizi havaalanından almaya gelecek olan transferin lastiği patlayabilir ve gelemeyebilir, stres yapmayın havaalanında uyumak zorunda değilsiniz! Yanında kalacağınız ailenin bir DAVID BECKHAM ailesi olmasını beklediniz, ama kendi halinde Hintli bir aile geldi. Sakin olun, ön yargılı olmayın, önce yaşayın. Okulda ilk 10 gün kimse suratınıza bakmadı, eğitimin sonuna kadar yalnız değilsiniz, mutlaka düzelecek. Panik yok! Ayrıca unutmayın ki, her kötü anınızda ya da yaşadığınız her aksilikte, telefonun ucunda biz de yardımcı olmak için burada olacağız!

4. GİTMEDEN HAZIRLIKLI OLUN

Gitmeden valinizde olması gerekenleri hazırlayın, gittiğinizde de ihtiyaçlarınızı bir an önce tamamlayın. Ne kadar hızlı orayı “geçici” eviniz gibi görürseniz o kadar çabuk alışırsınız. Gideceğiniz ülkenin fiş girişlerine mutlaka bakın ve yanınızda ona göre dönüştürücü olsun. Sürekli kullandığınız ve olmayınca strese girdiğiniz ilaçlar varsa, mutlaka yanınıza alın. Gideceğiniz yerin mevsim koşullarını bakın, yaz olan yere kabanlarla gitmeyin. Alışık olduğunuz şampuanınız, kreminiz, macununuz yanınızda olsun, küçük da olsa olsun ki ilk etapta zorlanmayın. Valizinize kaybolma ihtimaline karşı “ve adres etiketi” koyun. Gitmeden o ülkede para çekebileceğiniz bankaları bilin, gittiğinizde hattınızı değiştirin. Genelde anneler bayılsa da öğrenciler bu düşüncede hoşlanmıyor ama bence gitmeden anneniz poğaça börek sarma yapıp yanınıza koyacaksa hayır demeyin J ilk gittiğinizde kendi yağına tuzuna alışkın olduğunuz besinler de midenize girsin ve yanınızda kuru kayısı, çerez gibi atıştırmalıklar bulundurun. Eğer aile yanında kalacaksanız, yeni aileniz için ufak bir hediye almayı da unutmayın 😉 

5. AKTİVİTELERE KATILIN 

İlk günden itibaren, okulun tüm aktivitelerine katılın. Bu hem vaktinizi değerlendirmenizi hem yeni arkadaşlar edinmenizi hem de ortama çok daha çabuk alışmanızı sağlayacaktır. Aynı zamanda o ülkenin kültüründeki aktiviteleri de tanışımış olacaksınız. Kendinizi yabancı olarak görmeyin, gidin ve katılım sağlayın. 

6. ETRAFA ALIŞIN

Toplu taşımayı öğrenin. Hangi metro hattı nereye gidiyor, evinizin önünden hangi otobüs geçiyor, sahile nasıl inersiniz, akşam takılacağınız yerler nereleri, sizin gibi öğrenciler nerelere gidiyor, evinizin ve okulunuz etrafında sürekli gidebileceğiniz sosyalleşebileceğiniz yerler neresi, evde şampuan bitti en yakın nereden alırsınız, gece acıktınız en yakını neresi, telefonunuzda hangi programlar / aplikasyonlar bulunmalı (uber, martı vs gibi… ) hayatınızı orada kolaylaştırabileceğiniz neler yapabilirsiniz? Araştırın, sorun, fikir edinin, uğraşın ve öğrenin. Emin olun daha iyi hissedeceksiniz.

7. ANI YAŞAYIN!

En en en önemlisi! Bunların hepsi psikolojik. Bırakın bilmem kaç km uzakta kalanları, bir amaç için geldiniz ve bunu yapmak isteyen birçok insan varken, maddi ya da vize problemleri yüzünden bunu yapamazken, siz geldiniz bile, buradasınız! Şansınızın farkında olun ve ANI YAŞAYIN. SONUNA KADAR BUNDAN FAYDALANIN VE EN MUTLU ANILARINIZI OLUŞTURMAYI UNUTMAYIN!

Yurtdışında gidebileceğiniz okullar için DİL OKULLARI sayfamıza uğrayabilirsiniz 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.